Vahşi Tutku

Egzotik "evcil" hayvanlara sahip olmanın tehlikeli cazibesi…

Yaban hayvanları, evcil hayvan olarak, ABD'nin dört bir yanında -bahçede, garajda, oturma odasında, yatakta, bodrumda, banyoda- insan sahipleriyle bir arada yaşıyor. Üstelik bazılarına göre ülkede evde bakılan egzotik hayvan sayısı, hayvanat bahçelerinde bakılanlardan bile fazla. Egzotik "evcil" hayvan ticareti sadece çok kâr getirmesiyle değil, aynı zamanda, hayvan hakları savunucuları ve yaban hayatı korumacıları tarafından yöneltilen eleştirilerle de öne çıkan bir sektör. Korumacılar, ülkede esaret altında üretilen yaban hayvanlarının banliyölere getirilmesinin hem tehlikeli, hem de zalimce bir uygulama olduğunu söylüyor ve suç sayılması gerektiğine işaret ediyor. Ancak konu, sadece siyah ve beyazdan ibaret değil. Ara tonlar da söz konusu. En azından Florida, Orlando yakınlarında, rüzgârın palmiye yaprakları arasından hışır hışır estirdiği üç hektarlık bir çiftlikte yaşayan at eğiticisi Leslie-Ann Rush açısından öyle. Sevecen bir yüzü, mısır püskülü rengi saçları olan Rush, 57 yaşında. Mini hayvanat bahçesinin arkasındaki ahırda çingene atları var; atları yavrulatıyor, onları eğitiyor. Telle çevrili bir alandan oluşan hayvanat bahçesinde üç erkek kanguru, dört lemur, Asya kökenli bir munçak geyiği, bir evcil göbekli domuz, rakunları andıran bir kinkaju -adı Kiwi- ve bir köpek -onun adı da Dozer- yaşıyor. Lemurlar özgürce şuraya buraya sıçrıyor. Kangurular yan gelmiş yatıyor. Küçük domuz toprakta eşeleniyor. Asyalı geyik, boynuzlarını zarif kafası üzerinde dengeliyor.

Rush, egzotik evcil hayvanlarının arasında rahat. Neşeyle dolaşıyor. Elindeki yulaf gevreğini dağıtıyor. Lemurlar insan elini andıran ellerini açık kutulara daldırıp, avuç avuç aldıkları gevrekleri neredeyse kibar olarak nitelenebilecek bir tarzda, birer birer yiyor; zarafet içinde beslenirlerken salyaları ağızlarının kenarında birikiyor.

Rush'ın bir halkakuyruklu lemuru (Liam), iki yakalı lemuru (Lolli ve Poppi), bir de esmer lemuru (Charlie) var. Lemurların çoğu zaten soyu tehdit altındaki türler listesinde. Doğal ortamlarında yaşayan yakalı lemurlar ise kritik derecede tehlikede kabul ediliyor. Esaret altında üretilen bu canlıları beslemekle, Dünya'da lemurların varlığını sürdürebilmesi için kendi payına düşeni yaptığına inanan Rush, hayvanlarına günlerini, hatta gecelerini kapsayan derin bir tutkuyla bakıyor. Karanlık çökerken telle çevrili alandan evine geçiyor ve en sevdiği lemuru da yanında götürüyor; bu lemurla yatağını paylaşıyor. Hayvan, kafasının hemen yanı başındaki yastıkta kıvrılıp uyuyor.

Kangurular gündoğumu ve günbatımında aktif hayvanlar; bu nedenle, güneş vuran yerlerde kalın kuyrukları kuru toprağa uzanmış halde yatan boz renkli bu hayvanlar gündüzleri biraz tembel görünüyor. Akşam olduğundaysa arka bacaklarının üzerinde zıplayıp yüzlerini büyük pencerenin camına yapıştırıyor ve "bırak içeri gireyim" dercesine, evine girmiş Rush'ı izliyorlar. Rush onları içeri almıyor -ama bebekliklerinde alırmış. Eliyle, güneşlenen, uyuyan, bir şeyler yiyen çeşitli renklerdeki hayvanlarını işaret ederek, "Farklı türlerde, farklı kıtalardan inanılmaz hayvanlarım var ve şaşıracaksınız belki ama birlikte oyun oynuyorlar," diyor. Hatta, onları oyun oynarken -lemurlar kanguruların üzerinden sıçrar, kangurular bahçede hoplaya zıplaya primatları kovalarken- videoya çekmiş ve YouTube'a yüklemiş.

Avustralya'dan gelen, yabani kanguruların ara sıra insanlara saldırdığı yolundaki bilgilere rağmen, Rush'ın hayvanlarında saldırganlıktan eser yok. Bu, kısmen, kanguruların gündüz saatlerini doğaları gereği uyuklayarak geçirmeleriyle, kısmen de Rush'ın kangurularının artık gerçek anlamda yabanıl olmamasıyla ilintili olabilir. Kanguruların üçü de esaret altında üretilmiş; ikisi kısırlaştırılmış ve hepsi insanla temasa alışık. Rush her birini altlarında bezlerle büyütmüş, biberonlarla beslemiş ve insanla temasa alışmaları için sürekli o pürüzsüz, süet gibi kürklerine dokunmuş.

Rush, hayvanat bahçesini Egzotik Hayvan Deneyimi olarak adlandırıyor ve ziyaretçilerden aldığı 35 dolar, hayvanların bakım giderlerini karşılamasına yardımcı oluyor. Egzotik hayvan sahiplerinin bir bölümünün, her gün çiğ biftekle beslenen etçiller, primatlar -karmaşık beslenme gereksinimleri olan hepçiller- ve sıçan üstüne sıçan yiyen yılanlar için, bir yılda taze ete harcadığı para binlerce doları buluyor. Rush'ın örneğindeyse, kanguruları büyük miktarlarda tahıl, lemurları da yığınla meyve ve sebze tüketiyor.

Ayrıca Rush zaten sade bir yaşam sürüyor ve parasının büyük bölümünü sürüsünü beslemeye harcıyor. Tabii bir de harcadığı zaman var. Egzotik hayvanlarının bakımına saatlerini veriyor. "Bakımları 7 gün 24 saat," diyor. "Ama onlar benim ailem. Bana ihtiyaçları var," diye ekliyor. "Bunun nasıl bir duygu olduğunu size anlatamam. Her sabah uyanıp dışarı çıktığımda, bütün hayvanlarım bana merhaba demek için koşturup geliyor. Sevildiğimi hissediyorum, bu harika bir his."

"Ailem," diye tekrarlıyor ve hemen ardından yüzünden karanlık bir gölge geçiyor. "Ömrüm boyunca," diyor, "insanlar beni hayal kırıklığına uğrattı. Hayvanlarım ise asla."

Devamını National Geographic Türkiye'nin Nisan 2014 sayısında veya Nisan 2014 iPad edisyonunda okuyabilirsiniz.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.