Utah'ta Dinozorları Kazmak

75 milyon yıl kadar önce Utah, Laramidia adlı ada kıtanın bir parçasıydı. Sıcaktı. Bataklıkları boldu. Ve üzerinde dinozorlar kol geziyordu…

 Miller kardeşler, paleobotanikçiden çok, maden arayan insanlar gibi görünüyor gözüme. Sakalları toz toprak içinde; gözlükleri, gözlerini çöl rüzgârının savurduğu kumlardan koruyor. İkisi de iri. Boyları neredeyse iki metreyi bulan kocaman adamlar ve Utah'ın güneyinde, bıçak gibi keskin bu sırtta, doğada olmaya alışık insanların o sessiz özgüveniyle hareket ediyorlar.

Ian çamurtaşına kazma sallarken, Dane sert rüzgârın ara verdiği anlarda sigara sarmaya çalışıyor. Sarma kâğıdındaki tütün uçup gidiyor. "Aman be," diyor Dane her defasında ve yeniden deniyor.

İki kardeş, Denver Doğa ve Bilim Müzesi küratörü Scott Sampson ve müzenin dinozor paleontoloğu Joe Sertich'le, Büyük Merdiven-Escalante Ulusal Anıtı'nda fosil arayışında. Büyük bölümünden yol geçmeyen bu doğal alanın iyice ücra bir kesimini, Horse (At) Dağı'nın kuzeyindeki sarp kayalıklar ve yarıklardan oluşan labirenti araştırıyorlar. Ekibin geri kalanı, birkaç kilometre ötede, önceki yıllarda keşfedilen fosil yataklarında çalışırken, Sampson, Sertich ve Miller kardeşler yenilerini arıyor. Müzede masa başında geçen aylardan sonra Sampson'ın "daha önce hiçbir paleontoloğun gitmediği bir yerde olmaktan" -ve özellikle de "kayıp kıta" Laramidia'dan kalma yeni bir hazine keşfetme olasılığından- duyduğu mutluluk gözlerinden okunuyor.

Miller kardeşlerin kazmayla giriştiği çamurtaşı katmanı, bir zamanlar Kuzey Buz Denizi'nden Meksika Körfezi'ne kadar 6500 kilometre boyunca uzanan o ince uzun kara parçasının doğu kıyısına yığılmıştı. 90 milyon yıl önce, geç Kretase döneminde yükselen denizlerin Kuzey Amerika'nın ortasını sular altında bırakıp kıtayı ikiye böldüğü zamanda oluşmuştu Laramidia. Bugün ABD'nin batı eyaletlerinin altında gömülü kalmış Laramidia'ya erişmekse, sadece rüzgâr ve yağmurun fosil yüklü katmanlarını kazma-küreklerin ucuna getirdiği aşınmış, böylesine çorak arazilerde mümkün.

Sampson, 2000 yılından bu yana Laramidia'nın zorlu coğrafyasına yapılan keşif gezilerine liderlik ediyor. Araştırmacıları sağlayan ve araştırmanın itici gücünü oluşturansa Utah Doğa Tarihi Müzesi, ABD Arazi Yönetimi Bürosu ve onların yanı sıra bir de Denver Müzesi. Daha çok 77-75 milyon yıl öncesine tarihlenen, 800 metre kalınlığındaki bir çökelti katmanı olan Kaiparowits formasyonunda çalışırken kozalaklardan timsahlara, kaplumbağalardan dinozorlarlara -özellikle de dinozorlara- ait binlerce bitki ve hayvan fosilini gün yüzüne çıkarmışlar. Gördüğümüz kadarıyla, varlık gösterdiği yaklaşık 20 milyon yıl boyunca Laramidia tıkır tıkır çalışan, şaşılacak derecede çeşitli türde irili ufaklı dinozorlar üreten bir dinozor fabrikası gibi işlemiş. Araştırmacılara göre bunun nasıl ve neden olduğunun anlaşılması ve ortaya çıkarılması, ekoloji ve evrim arasındaki etkileşim konusunda bizlere çok önemli bilgiler sağlayabilir.

Miller kardeşlerin çalıştığı yere yakın bir yamaçtan yukarı tırmanırken botları ayağının altındaki toprakta çatır çutur sesler çıkaran Sampson, "Burası kemik dolu," diyor. "Buradan yukarı çıkan bir kaplumbağanın parçaları var elimde, ama gerisi nerede hiçbir fikrim yok." Yerden ufak, bej renkte bir nesne alıyor ve gözenekli bir kemik mi, yoksa alelade bir taş mı diye anlamak üzere yalıyor. "Kemikse, diline yapışır," diyor. "Taşsa yapışmaz." Bu parça yapışıyor...

Fosil avcılığı neredeyse inatla, düşük teknoloji bir uğraş olarak kaldı. Saha çalışmaları da, 19. yüzyılda, Vahşi Batı'daki keşiflerin, fosilleri topraktan çıkarıp ABD'nin Doğu Yakası'ndaki müzelerin büyük salonlarına yerleştirmeye yönelik hararetli çabaları tetiklediği "kemiğe hücum" akınından beri pek değişmemiş. ABD Ordusu'nun Oturan Boğa'yı kuzeydeki ovalarda kovaladığı günlerde, akademisyenler, kovboylar ve başıboş serserilerden oluşan ekipler bugün paleontologların kullandığı aynı kazma, kürek ve alçıyı kullanıyor ve onlar sayesinde çorak arazilerden dev bacak kemikleri çıkarıyorlardı.

Devamını National Geographic Türkiye'nin Mayıs 2014 sayısında veya iPad Mayıs 2014 edisyonunda okuyabilirsiniz.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.