Beslenmenin Evrimi

Ayim Han babasının çizmelerini giymiş, başına bekâr Kırgız kızlarına özgü kırmızı bir örtü takmış. Evlendiğinde kırmızının yerini beyaz başörtü alacak. Günde iki defa ailesine ait yakların sütünü sağıyor. Lorun bir kısmı kurutulacak ve yakların daha az süt verdiği kış ayları için saklanacak.

Bazı uzmanlar, modern insanın Taş Devri diyetine sadık kalması gerektiğini söylüyor. Üstelik bu diyet sürprizlerle dolu.

Bolivya düzlüklerini kaplayan Amazonlar’da akşam yemeği zamanı. Ana Cuata Maito, sazdan kulübesinin toprak zemininde usulca yanan ateşte plantain ve tatlı manyok lapası pişiriyor. Kulağı, sıska av köpeğiyle birlikte ormandan dönmesini beklediği kocasından gelecek seste.

Kocası Deonicio Nate’nin bu akşam eve et getirmesini umuyor. Memedeki küçük kızı ve eteğinden çekiştiren yedi yaşındaki oğluyla yorgun görünüyor. Sivrisinekleri kovalarken, “Et olmayınca çocuklar üzülüyor,” diyor tercüman aracılığıyla.

Aylardan ocak. Nate, ormana yapacağı iki saatlik yürüyüşte erkenden yol almak amacıyla tüfek ve palasıyla gün doğmadan çıktı yola. O, kahverengi kapuçin maymunu ve koati (rakuna benzer bir hayvan) bulmak için sessizce ağaç tepelerini gözlerken, köpeği de yeri koklayarak pekari ya da kızıl kahve kapibaraların kokusunu almaya çalışacak. Eğer şansı yaver giderse, ormanın eti en bol hayvanlarından birini yakalayacak ve ıslak eğreltiotlarının arasını karıştırarak tomurcuk ya da filiz arayan, uzun, kavrayıcı bir hortuma sahip bir tapirle eve dönecek.

Ama Nate o akşam ormandan eli boş dönüyor. Kolay umutsuzluğa kapılacak biri gibi durmuyor Nate. 39 yaşında enerjik bir adam. Avlanmadığı, balık tutmadığı ya da palmiye yapraklarından çatı örmediği zamanlarda ormanda kendisine tomruktan yeni bir kano yontuyor. Metal bir kâseye koyulmuş lapasını yemek için oturduğunda ailesi için yeterli et bulmanın zorluğundan dert yanıyor. İki karısı (kabilede olağandışı bir şey değil) ve 12 çocuğu var. Ağaç kesen insanlar yüzünden hayvanlar korkup kaçıyormuş. Kanosu bir fırtına sırasında sürüklenip gittiği için nehirde balık da tutamıyormuş.

Matthieu Paley

Taşkınlarla sürüklenen döküntüler, José Mayer Cunay’ın yıkandığı Maniqui Ne

Matthieu Paley

Kızak köpeği, bir katil balinanın sırt yüzgecini yalıyor. İnuitler’in hayva

Matthieu Paley

Yüzüne pirinç ve pandan yapraklarından yapılma serinletici bedak sejuk tozu

Matthieu Paley

Bajau balıkçı, sandaldan dalarak mızrakla yakaladığı ahtapotu kucaklamış. Ö

Matthieu Paley

Bajaular dar kesim jean gibi Batılı giysileri giyseler de, yüzyıllardır ayn

Matthieu Paley

Taslara konulmuş ya da topak haline getirilmiş kurutlar kuruması için dışar

Matthieu Paley

Kırgız kadın sütün içindeki yak kıllarını ve çerçöpü elle ayıklıyor. Kuzey

Matthieu Paley

Ayim Han babasının çizmelerini giymiş, başına bekâr Kırgız kızlarına özgü k

Matthieu Paley

Girit’in kırsal kesimindeki Moires köyünde çiftçilik yapan Fanouris Romanak

Matthieu Paley

Kırsal Girit’te tipik bir öğle yemeğinde Akdeniz’den çıkma balık, salyangoz

Matthieu Paley

Cunay, chacosu civarında plantain arıyor. Çeyrek hektarlık bu tarım arazisi

Matthieu Paley

Anachere yerleşiminde küçük bir kız, aile fertlerinin ormanda toplayıcılık

Matthieu Paley

Wande ve kocası Mokoa yiyecek bulmaya çıkmış. Wande, özellikle yağmur mevsi

Matthieu Paley

Tanzanya’daki Hadzalar için bal, leziz bir yiyecek olmasının yanı sıra güçl

Matthieu Paley

Fotoğraftaki kongolobe (Grewia bicolor) gibi orman meyveleri, Hadzalar tara

Matthieu Paley

Genç Hadza avcılar, Yaeda Vadisi’ni kolaçan ediyor (sağda). Ve aileleri de

Matthieu Paley

Doğu Grönland’daki ücra İsortok Köyü’nün 64 sakini, avlanıp balık tutmaya d

Matthieu Paley

İnuit kız, babalarının az önce yakaladığı fokun ciğeriyle kardeşini besliyo

Tsimane Yerlilerinden oluşan doksan kişilik bir kabilenin yaşadığı Anachere’de ziyaret ettiğim tüm ailelerde öykü aynı. Avlanmanın ve balık tutmanın en zor olduğu yağmur mevsimi dönemi. La Paz’a 360 kilometre uzaklıktaki San Borja kasabası civarında, Amazon Havzası’ndaki iki nehrin kıyısında kurulmuş yüz kadar köyde 15 binden fazla Tsimane yaşıyor. Anachere ise daha da ötede, elde yontulmuş motorlu kanoyla San Borja’ya iki günlük mesafede. Ve burada yaşayan Tsimaneler yiyeceklerinin çoğunu ormandan, nehirden ya da bahçelerinden sağlıyor.

Northwestern Üniversitesi antropologlarından William Leonard’ın eş başkanlığını yaptığı ekibin üyelerinden biri olan doktora öğrencisi Asher Rosinger ile birlikte yolculuk yapıyorum. Yağmur ormanı beslenme biçimini belgelemek üzere Tsimane halkını inceliyorlar. Geleneksel beslenme yollarını ve aktif yaşam biçimlerini terk ederek, orman ürünleri yerine şeker, tuz, pirinç, yağ ve giderek daha fazla oranda kurutulmuş et ve konserve sardalye yiyen Yerlilerin sağlık durumlarının bundan nasıl etkilendiği konusuyla özellikle ilgileniyorlar. Bu, sadece akademik bir araştırma değil. Antropologların Tsimaneler gibi Yerli halkların beslenmeleri konusunda edindiği bilgiler, ne yememiz gerektiği konusunda bizler için aydınlatıcı olabilir.

Rosinger, köylülerden José Mayer Cunay (78) ile tanıştırıyor beni. Nehrin kıyısında, oğlu Felipe Mayer Lero (39) ile birlikte 30 yıldır ekim yaptığı verimli bir bahçesi var. José’nin peşinden patikada ilerlerken altın renkli papayalar ve mangolarla dolu ağaçların, yeşil plantain hevenklerinin ve dallardan devasa küpeler gibi sarkan top biçimli greyfurtların arasından geçiyoruz. Parlak kırmızı renkli “ıstakoz pençesi” helikonya çiçekleri ve yabani zencefiller, mısır saplarının ve şekerkamışlarının arasını bürümüş. Rosinger, “José’nin ailesinin herkesten fazla meyvesi oluyor,” diyor.

Ancak Felipe’nin eşi Catalina da aileye ait çardakta diğer tüm evlerde pişirilen aynı yavan lapayı hazırlıyor. Et az olduğunda bahçedeki yiyeceklerle idare edip edemediklerini sorduğumda başını olumsuz anlamda sallıyor. “Karın doyurmaya yetmiyor,” diyor. “Avlanmam ve balık tutmam gerekiyor. Vücudum sadece bitki yemek istemiyor.”

Devamını National Geographic Türkiye'nin Eylül 2014 sayısında veya iPad Eylül 2014 edisyonunda okuyabilirsiniz.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.

Matthieu Paley

Taşkınlarla sürüklenen döküntüler, José Mayer Cunay’ın yıkandığı Maniqui Nehri’nin sığ kesimlerini tıkıyor. Amazonlar’da çok yaygın bulunan turuncu kanatlı büyük kelebeğin gölgesi Cunay’ın sırtına vurmuş. Tsimaneler, ileri yaşlarda olanlar dahil, (Cunay 78 yaşında) yaşamlarını sürdürmek için gerekli yiyeceği bulmak üzere her gün kilometrelerce yol yürümek zorunda, bu nedenle de zayıf yapıda oluyorlar.

Matthieu Paley

Cunay, chacosu civarında plantain arıyor. Çeyrek hektarlık bu tarım arazisi Tsimaneli yaşlı adam ve oğlu Felipe Mayer Lero tarafından Bolivya Amazonları’nda ağaç kesme ve yakma tekniğiyle açılmış. Ailenin dört kuşağı burada yetişen meyve, mısır ve diğer ürünleri tüketiyor. Ancak en çok değer verdikleri yiyeceklerin peşinden koşmaları gerekiyor: Balık, kuş ve av hayvanı. Avcılar, armadillo gibi bir hayvan yakaladıklarında, pençesi de dâhil her tarafı yeniliyor.

Matthieu Paley

Anachere yerleşiminde küçük bir kız, aile fertlerinin ormanda toplayıcılık yaparak geçirdiği günün sonunda eve getirdikleri yiyeceklere bakıyor. Bu sebze Inga ağacının meyvesi. Tatlı olduğundan Tsimane çocukları arasında sevilen bir yiyecek.

Matthieu Paley

Wande ve kocası Mokoa yiyecek bulmaya çıkmış. Wande, özellikle yağmur mevsimi sırasında temel yiyeceklerden biri olan kök bitkileri kazmak için ucu bıçaklı bir sopa kullanıyor. Kocası ise ağaç gövdelerinden bal peteği çıkarmak üzere balta, avlanmak ve korunmak için de ok ve yay taşıyor.

Matthieu Paley

Tanzanya’daki Hadzalar için bal, leziz bir yiyecek olmasının yanı sıra güçlü bir enerji kaynağı. Genç Ngosha gibi toplayıcılar, bal rehberlerinin, yani arıları ağaç gövdelerindeki yuvalarına kadar izleyen kuşların peşinden giderek bal buluyor. Arıları etkisiz hale getirmek için çalı öbekleri ya da ufak odunlar yakarak bal peteğini yerinden alıyorlar.

Matthieu Paley

Fotoğraftaki kongolobe (Grewia bicolor) gibi orman meyveleri, Hadzalar tarafından yiyecek bulma seferleri sırasında toplanıp sonraya saklanmaktan hemen yeniliyor. Fazla etli olmayan meyveleri çiğneyerek çekirdeklerini toprağa tüküren Hadzalar, gelecek kuşaklar için orman meyvesi çalılarının tohumlarını atmış oluyor.

Matthieu Paley

Genç Hadza avcılar, Yaeda Vadisi’ni kolaçan ediyor (sağda). Ve aileleri de avcılar eve hangi hayvanı getirirse onu yiyor. Yakalananlar arasında bazen yavrular da oluyor (solda). Son 50 yıl içinde, yaban hayvanlarını korkutup kaçıran çobanlar ve üzerinde petek bulunan ağaçları çit yapmak için kesen çiftçiler nedeniyle kabilenin atalarından kalma topraklar işgal altında.

Matthieu Paley

Doğu Grönland’daki ücra İsortok Köyü’nün 64 sakini, avlanıp balık tutmaya devam ediyor. Ama geleneksel İnuit yiyeceklerinin yanına, ön planda büyük kırmızı bina olarak görülen süpermarketten aldıkları da ekleniyor. En sevilen yiyeceklerden biri de ketçap ve mayoneze batırılmış fok eti.

Matthieu Paley

İnuit kız, babalarının az önce yakaladığı fokun ciğeriyle kardeşini besliyor (solda). Anında tüketilmeyen yiyecekler dışarıdaki kulübelerde donmuş olarak duruyor. Bir ailenin “buzluğunda” et, pirzola, bir katil balina çenesi ve sakallı fok yüzgeci göze çarpıyor.

Matthieu Paley

Kızak köpeği, bir katil balinanın sırt yüzgecini yalıyor. İnuitler’in hayvan ve balık avlamak için yaptıkları seferlerden eve getirdikleri hayvanlar parçalandıktan sonra bazı yerleri hemen yeniliyor geri kalanı kulübelerde saklanıyor. Daha sonra iyi kısımları aile fertlerini doyurmakta, artıkları da kızak köpeklerini beslemekte kullanılıyor.

Matthieu Paley

Yüzüne pirinç ve pandan yapraklarından yapılma serinletici bedak sejuk tozu sürmüş olan Alpaida, kazıklar üzerindeki evlerde yaşayan arkadaşlarını ziyarete gitmek için küreklere asılmış. Genç kız ve ailesi, Deniz Bajauları olarak bilinen bir kabilenin üyeleri. Bu adla anılmalarının nedeni ise yıl boyunca elde yapılmış tekne ev lepa lepalarda yaşamaları.

Matthieu Paley

Bajau balıkçı, sandaldan dalarak mızrakla yakaladığı ahtapotu kucaklamış. Öğütülmüş manyoktan yapılan bir yemek dışında Bajauların besinlerinin tamamı denizden çıkıyor. Bajau bebek ailenin akşam yemeği olmaya hazır bir tava denizkulağının yanında uyuyor.

Matthieu Paley

Bajaular dar kesim jean gibi Batılı giysileri giyseler de, yüzyıllardır aynı şekilde balık tutuyorlar. Resifin kenarına kadar kayıkla gidiyor, balık görünceye kadar suya bakıyor, sonra da suya dalarak mızrakla yakalıyorlar. Dido isimli genç Bajau için günün hasılatı yuvarlak bir yarasa balığı.

Matthieu Paley

Taslara konulmuş ya da topak haline getirilmiş kurutlar kuruması için dışarı serilmiş. Kurut yapmak için, yak sütü saatlerce kısık ateşte pişirilip lapa haline getiriliyor ve ardından kaplara konulup ya da elde topak biçimi verilip yaygı üzerinde ya da damlarda kurutuluyor. Sertleştikten sonra, taze sütün az bulunduğu kış aylarında kullanılmak üzere saklanıyor.

Matthieu Paley

Kırgız kadın sütün içindeki yak kıllarını ve çerçöpü elle ayıklıyor. Kuzey Pakistan’da, Çin sınırındaki ücra Şimşal Pamir’de sürülerini güden çobanlar. Yak, keçi ve koyunlar yazın otlaklarda aylarca besiye çekiliyor. Böylelikle kış boyunca sağlıklı kalıp gıda sağlıyorlar.

Matthieu Paley

Üst sıra: salyangoz, sardalye ve bakla (Girit); tuzlu yak sütlü çay içinde naan ekmeği (Afganistan); kızarmış sardunya yaprağı (Girit); haşlanmış yengeç (Malezya); çiğ pancar ve portakal (Girit); çapati, yak tereyağı ve kaya tuzu (Pakistan). Orta sıra: kurutulmuş kayısı çorbası, (Pakistan); haşlanmış plantain (Bolivya); kızarmış mercan resif baliği (Malezya); bulgur, haşlanmış yumurta ve maydanoz (Tacikistan); haşlanmış deniz yosunu salatası (Malezya); haşlanmış kar tavuğu (Grönland). Alt sıra: ızgara ton (Malezya); zeytinyağında pişmiş patates, domates ve bakla (Girit); eritilmiş yak tereyağlı pilav (Afganistan); demirhindili kızarmış balık (Malezya); kuru kayısı (Pakistan); ızgara antilop (Tanzanya; fotoğrafçının malzemeleri).

Matthieu Paley

Girit’in kırsal kesimindeki Moires köyünde çiftçilik yapan Fanouris Romanakis, daha fazla ürün almak çin ilkbaharda zeytin ağaçlarını buduyor. Romanakis ailesi zeytinlerden hem gelir kaynağı hem de beslenmelerinin başlıca öğesi olan yağ çıkarıyor. Bahçenin bazı yerlerinde ağaç aralarını kazan Romanakis, patates, fava ve çeşitli sebzeler ekiyor.

Matthieu Paley

Kırsal Girit’te tipik bir öğle yemeğinde Akdeniz’den çıkma balık, salyangoz, tarlalardan toplanan sebzeler ve yerel üzümden yapılma şarap oluyor. Adonis Gligoris (solda, ön plandaki), Pyrgos köyünü arkasına almış, çocukları ve bir arkadaşıyla birlikte maydanoz topluyor. Gligoris’in ailesi, tarlalarından, zeytinliklerinden ve bağlarından topladıkları meyveleri hem tüketiyor hem de satıyor.