Nükleer Turizm

Ukrayna’da 1986 yılında yaşanan nükleer kazanın ardından boşaltılan Pripyat kenti artık turistlere açıldı. Görülecekler arasında, daha önce gelen ziyaretçiler tarafından acı anıları çağrıştıracak şekilde şuraya buraya yerleştirilmiş oyuncak bebekler de var.

Beş sievertlik radyasyonun insanı öldürmeye yettiği söyleniyor. Doğal olarak, tur minibüsümüzün yasak bölgeye girdiği sırada Rus malı dozölçerimin göstereceği rakamı merak ediyorum.

Çernobil’i çevreleyen karantina altındaki geniş bakir alandayız. Rehberimiz temel kuralları anımsattığı sırada gür çam ve huş ağacı topluluklarının sıralandığı yoldan ilerliyoruz: Mantar toplamayın, radyonüklit içeriyorlar; dış mekânlarda yemek yiyerek ya da sigara içerek kontamine olmuş maddelerin bedeninize girmesi riskini almayın. Birkaç dakika sonra terk edilmiş köylerden ilkinin yanından geçiyor ve sürü halinde dolaşan bir grup yabanıl Przevalski atını izlemek üzere kenara yanaşıp duruyoruz.

Çernobil nükleer reaktöründeki patlamanın üzerinden yirmi sekiz yıl geçtikten sonra –insanoğlu hariç– her şey burayı ele geçirmiş ve bölge yaban hayatı tarafından işgal edilmiş. Bizonlar, yabandomuzları, muslar, kurtlar, kunduzlar ve doğanlar var burada. Pripyat hayalet kentindeki terk edilmiş Sovyet dönemi apartmanlarının tepesine kartallar tünüyor. Kazadan on yıl sonra, radyasyon kabul edilir dereceye geldiğinde, nesli tükenme tehlikesi altındaki nadir bir at türü buraya salınmış ve böylece hayvanlara 2 bin 500 kilometrekareyi aşkın büyüklükte bir dolaşım alanı sağlanmış.

Ölçüm aletime bakıyorum: Saatte 0,19 mikrosievert. Yani radyasyon ölçüsü sievertin milyonda biri kadar. Şimdilik endişe duyulacak bir şey yok. Ukrayna’ya yaptığım bu seyahat sırasında şu ana kadar en yüksek düzeyde radyasyonu Şikago’dan buraya yaptığım transatlantik uçak yolculuğu sırasında ölçmüştüm. Grönland üzerinde 12 bin metrede uçtuğumuz ve kozmik ışınların uçağımızı ve biz yolcuları etkisi altına aldığı sırada. Saatte 3,5 mikrosievertti.

Çernobil’i inceleyen bilim insanları, radyasyonun bitkiler ve hayvanlar üzerindeki uzun dönemli etkisi konusunda bölünmüş durumdalar. Halihazırdaki etkisi şaşırtıcı derecede düşük görünüyor. Öyle ki, bölgeye sızan silahlı yasadışı avcılar hayvanlar için çok daha tehlikeli.

Gerd Ludwig

Bazıları geçmişte Fukuşima nükleer santrali civarında yaşayan turistler, re

Gerd Ludwig

Ukrayna’da 1986 yılında yaşanan nükleer kazanın ardından boşaltılan Pripyat

Gerd Ludwig

Alana gelenler istikrarlı bir şekilde ve çoğu zaman belirgin bir biçimde ma

Gerd Ludwig

Normalde Sovyet okullarında bulundurulan gaz maskeleri, popüler bir ziyaret

Gerd Ludwig

Farklı bir tür çekim merkezi durumuna gelen eğlence parkının, 1 Mayıs’ta, y

Gerd Ludwig

Alana gelenler istikrarlı bir şekilde ve çoğu zaman belirgin bir biçimde ma

Gerd Ludwig

Alana gelenler istikrarlı bir şekilde ve çoğu zaman belirgin bir biçimde ma

Gerd Ludwig

Yasak bölgede bulunan 200 kadar köy gibi, bir zamanlar 50 bin kişinin yaşad

Gerd Ludwig

Eğlenmek ve yağmurdan korunmak için folyo kaplı kasklar takan Finlandiyalı

Gerd Ludwig

Alana gelenler istikrarlı bir şekilde ve çoğu zaman belirgin bir biçimde ma

Birkaç dakika sonra bir zamanlar çiftçilerin yaşadığı Zalesye’ye ulaşıyor ve köyün boş evlerinin arasında dolaşıyoruz. Kırık camlar, soyulmuş badanalar, dökülmüş sıvalar. Evlerden birinde, sivri sakallı çenesi ileri çıkık fotoğrafında Lenin, kaşlarını çatmış, zeminde durduğu yerden hiçliğe bakıyor. Yatak odalarından birinde, bir ipin ucunda sallanan oyuncak bir bebek var. Cellatın ilmiği geçirilmiş gibi boynundan asılmış halde. Dışarıda, bir başka oyuncak bebek daha var. Kırık dökük bir bebek arabasının yanında oturuyor. Bölgede geçirdiğimiz iki gün boyunca bize ölümü çağrıştıran ilk dehşet manzaraları bunlar. Beşiklerde yarı çıplak yatan oyuncak bebekler, ağaçlardan sarkan gaz maskeleri... Bölgeye yasal ya da yasadışı yollarla gelenlerin oluşturduğu bu tablo, artık geride kalmış, sessiz bir dehşetin simgesi gibi.

Yolun aşağısında burada yaşayan biriyle karşılaşmak şaşırtıyor bizi. Başında başörtüsü, üzerinde kırmızı kazak ve kışlık bir yelek olan Rosalia yetkililerin “geri dönenler” olarak adlandırdığı kişilerden. Yani ev olarak belledikleri yerlerde yaşamaya devam etmekte direnen, genelde kadınlardan oluşan inatçı yaşlılardan biri o da. Kendisine eşlik etmemizden hoşnut görünüyor. Rehberimizin teşvikiyle daha da ağır koşulların yaşandığı zamanları anlatıyor bize. Çernobil’i (ya da Ukrayna’da bilinen adıyla Çornobil’i) çevreleyen araziler, II. Dünya Savaşı’nda en kanlı çarpışmaların yaşandığı doğu cephesindeki Pripyat Bataklıkları içinde yer alıyor. Alman askerlerini hatırlıyor yaşlı kadın ve Stalin yönetimi altında yaşanan zorlukları...

“Radyasyonu göremezsiniz,” diyor kendi dilinde. “Neyse,” diye ekliyor ardından, “zaten çocuk yapmak gibi bir planım da olmadığına göre...” Beş kedisiyle yaşıyormuş. Yanından ayrılmadan önce bize sebze bahçesini gösteriyor ve şimdi en büyük sorununun Colorado patates böceği olduğunu söylüyor.

İnsan ruhunun derinliklerinde bizi inanılmaz faciaların yaşandığı yerlere çeken bir şeyler var. Pompei, Auschwitz,Treblinka... Hepsi ürkütücü bir ıssızlık içinde. Oysa 21. yüzyılda, nükleer yıkımın ardından yaşananlara özel bir hayranlık duyuyoruz. Yaklaşık yüz yıl önce atomun parçalanması, ateşin keşfedilmesinden bu yana insanlığın kaydettiği en büyük ilerlemeydi. Atom çekirdeğinin içinde sıkışmış gücün ortaya çıkarılması sayesinde, dünyaya neredeyse sınırsız bir enerji sağlanacaktı. Ancak önce savaşta kullanıldı. Ve sonra, Hiroşima ve Nagazaki’nin ardından, “ölçmeye değmeyecek kadar ucuz” elektrik üretmek ve dünyayı fosil yakıt bağımlılığından kurtarmak için büyük bir çalışma başlatıldı.

Yarım yüzyıl sonra, bir zamanlar gelişme ve teknolojinin zaferinin amblemi olan atomun döner sembolü büyülü bir kurukafaya dönüşmüş, insanların kafasında yıkım ve Soğuk Savaş korkusuyla özdeşleşmişti. Artık her ilkbaharda turistler –bombardıman uçakları Japonya’ya ulaştığında yaşanacakların bir habercisi olarak– ilk atom bombasının patlatıldığı Trinity Alanı’nı ziyaret etmek için New Mexico’nun güneyindeki Stallion Gate’e akın ediyor. Soğuk Savaş sırasında binden fazla nükleer silahın patlatıldığı Mojave Çölü’ndeki Nevada Deney Alanı’na ayda bir yapılan turlarsa, 2014 sonuna kadar tamamen dolu.

Ve bir de nükleer kazanın ürkütücülüğü var tabii. Dünyanın en korkunç nükleer enerji santrali faciasının yaşandığı Çernobil, 2011 yılında resmen turistik alan ilan edildi. Nükleer turizm... Fukuşima faciasının yaşandığı sıralarda ortaya çıkan bu fikir tuhaf gelebilir insana. Beni buraya çeken şey de işte bu oldu. Ve bir de, telaşla terk edilerek doğanın kucağına bırakılan kasabaları ve tüm bir şehri –Pripyat’ta yaklaşık 50 bin kişi yaşıyordu– görecek olmanın yarattığı o merak duygusu.

Devamını National Geographic Türkiye'nin Ekim 2014 sayısında veya iPad Ekim 2014 edisyonunda okuyabilirsiniz.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.

Gerd Ludwig

Farklı bir tür çekim merkezi durumuna gelen eğlence parkının, 1 Mayıs’ta, yani patlamanın beş gün sonrasında açılması planlanıyordu.

Gerd Ludwig

Bazıları geçmişte Fukuşima nükleer santrali civarında yaşayan turistler, reaktörden gelen radyasyonun engellendiğini göstermek için bir abidenin üzerine Geiger sayaçları koymuş. Otuz iki bin tonluk kemer biçimli yeni bir yapı reaktöre kalkan görevi yapacak.

Gerd Ludwig

Normalde Sovyet okullarında bulundurulan gaz maskeleri, popüler bir ziyaret noktası yaratmış. Turistlerden biri fotoğraf çektirirken takmak için yanında maske getirmiş.

Gerd Ludwig

Yağmacılar ve kurtarıcılar işe yarar her şeyi almış, geriye kalanları da doğa ele geçiriyor. Oyun alanındaki kaydırağın yanına koyulmuş oyuncak bebek, yok olmuş bir toplumun ürkütücü andacı gibi.

Gerd Ludwig

Alana gelenler istikrarlı bir şekilde ve çoğu zaman belirgin bir biçimde manzarayı değiştiriyor. Oyuncaklar ve Vladimir Lenin gibi ikonik kişilere yer veren kitaplarla boş okullarda tuhaf tablolar yaratıyorlar.

Gerd Ludwig

Alana gelenler istikrarlı bir şekilde ve çoğu zaman belirgin bir biçimde manzarayı değiştiriyor. Oyuncaklar ve Vladimir Lenin gibi ikonik kişilere yer veren kitaplarla boş okullarda tuhaf tablolar yaratıyorlar.

Gerd Ludwig

Alana gelenler istikrarlı bir şekilde ve çoğu zaman belirgin bir biçimde manzarayı değiştiriyor. Oyuncaklar ve Vladimir Lenin gibi ikonik kişilere yer veren kitaplarla boş okullarda tuhaf tablolar yaratıyorlar.

Gerd Ludwig

Alana gelenler istikrarlı bir şekilde ve çoğu zaman belirgin bir biçimde manzarayı değiştiriyor. Oyuncaklar ve Vladimir Lenin gibi ikonik kişilere yer veren kitaplarla boş okullarda tuhaf tablolar yaratıyorlar.

Gerd Ludwig

Yasak bölgede bulunan 200 kadar köy gibi, bir zamanlar 50 bin kişinin yaşadığı model Sovyet kenti Pripyat da yavaş yavaş çürüyor.

Gerd Ludwig

Eğlenmek ve yağmurdan korunmak için folyo kaplı kasklar takan Finlandiyalı öğrenciler, yemyeşil eğlence parkındaki çarpışan arabalarda poz veriyor.