Bir Kara Bulut: Şark Çıbanı

Diyarbakır’ın Dicle ilçesine bağlı Durabeyli Köyü’nde yazın kavurucu sıcağında insanlar ahırlara bitişik damlarda yatıyor. Leishmania parazitini taşıyan yakarcalardan korunmak içinse döşeklerin üzerine cibinlik kuruluyor.

Anadolu'da yüzyıllardır şark çıbanına yol açan Leishmania paraziti yayılabilir mi?

Yağmur oluk oluk aktıktan sonra gökyüzü artık sakinleşmiş.

Gri bulutlar göğün tekinsiz sakinliğinde dağılmaya başlamış. Az önce yağan yağmurun suyu, giderlerden ilerliyor. Toprak serin. Kısa bir süreliğine. Hava rahatlamış. Sessizliğin içinden belli belirsiz bir uğultu geliyor. Bu sesin kaynağı su giderinin üzerinde, az önce gökyüzündekine benzer ama daha ufak bir kara bulut... İlk bakışta sivrisinek sanmak olası. Oysa özellikle Çukurova'nın, Şanlıurfa'nın ve Diyarbakır'ın üstünde dolanan bu kara bulut yakarcalardan oluşuyor. Giderin üzerindeki buluttan ayrılan bir yakarca, az ötedeki çocuğa doğru yaklaşıyor. Varlığını, gelişini duyan, gören olmuyor. İşte bu, küçük çocuğun küçük bedeninde büyük bir içsavaşın başlangıç anı...

Yakarca, pek çok farklı isimle insanın karşısına çıkabiliyor: kum sineği, tatarcık, flebotom... İstinat duvarlarının arasında veya su giderlerinin çevresinde bulunan yakarcanın, Leishmania parazitlerinin insanlara taşınmasında asli rolü oynadığı biliniyor. Çok eskiden beri bilinmesine rağmen henüz bu hastalığı önleyecek bir aşı ya da ilaç keşfedilmiş değil. Üstelik zoonoz (hayvandan insana geçen hastalık) olması nedeniyle kaynağının kurutulması imkânsız. Küresel iklim değişiklikleri, çevresel faktörler, yoksulluk ve kötü beslenme, hastalığa yol açan parazitin yayılmasının temel nedenleri arasında. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre parazit, dünyada 82 ülkede her yıl en az 20 bin kişinin hayatına mal oluyor ve ortalama 1,3 milyon kişi bu parazitten kaynaklanan hastalıklara yakalanıyor. Dünyada yirmiden fazla Leishmania türü bulunuyor. Ancak parazitin üç türü diğerlerine göre çok daha yaygın. Daha çok Brezilya, Paraguay, Ekvador, Bolivya gibi Latin Amerika ülkelerinde görülen Leishmania braziliensis, en tehlikeli tür olarak kabul edilen Leishmania infantum (iç organlarla ilgili) ve Türkiye'de daha çok Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaygın olarak görülen ve şark çıbanı (kutanöz leishmaniasis) hastalığına yol açan Leishmania tropica.

Selmet Güler

İzmir, Karaburun’da bulunan ağıl, yakarcaların üremesi için elverişli koşul

Selmet Güler

Güneydoğu Anadolu’da köylerin içinde veya bitişiğinde bulunan, yağmur suyu

Selmet Güler

Durabeyli Köyü’nde de, her yerde olduğu gibi çocuklar günlerini oyun oynay

Selmet Güler

Leishmania sadece insanlara değil, hayvanlara da bulaşıyor. Araştırmacılar

Selmet Güler

Manisa’da Celal Bayar Üniversitesi’nde bulunan Türkiye’nin tek parazit bank

Selmet Güler

Diyarbakır’ın Dicle ilçesine bağlı Durabeyli Köyü’nde yazın kavurucu sıcağ

Şark çıbanı, Anadolu topraklarında yüzyıllardır görülüyor. Halep çıbanı, yıl çıbanı, güzellik yarası gibi isimlerle de adlandırılıyor. 90'ların başında özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde ciddi bir sorun olan parazit kökenli hastalık, çeşitli önlemlerle etkisini azaltmaya başladı. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 1990-2010 yılları arasında ülkemizde toplam 46.003 yeni vaka saptanmış. Şanlıurfa, Çukurova bölgesi ve Diyarbakır şark çıbanı vakalarının en sık rastlandığı yerler.

Dicle Üniversitesi Dermatoloji Bölümü'nden Prof.Dr. Mehmet Harman, bölgede bu hastalığı en yakından takip eden hekimlerin başında geliyor. Celal Bayar Üniversitesi Parazitoloji Anabilim Dalı'ndan Prof.Dr. Ahmet Özbilgin'le yaptığı akademik işbirliği sayesinde büyük bir Leishmania arşivine sahip olan Harman, Diyarbakır'da şark çıbanı vakalarına en çok rastlanan ilçeler arasında Dicle, Kulp ve Hani'yi gösteriyor.

Dicle'nin Durabeyli Köyü son dönemde şark çıbanı vakalarının en sık görüldüğü yerlerden biri. Gundekebir olarak da bilinen Durabeyli şimdi yaklaşık 1000 kişinin yaşadığı eski bir Ermeni köyü. Köye girdiğimizde ilkokulun bahçesinde oynayan çocuklar bizi karşılıyor. Ve aradığımız adrese gitmemize yardımcı oluyorlar. Bizimle beraber gezen 10 çocuğun en az sekizinde şark çıbanı izi var. Erkek çocukları yüzlerinde dahi çıksa bu yarayı önemsemezken, kız çocukları için durum farklı. Şark çıbanı genç kızların korkulu rüyası. Yüzde iz bırakan şark çıbanı, özellikle ergenlik sonrasında kızlarda ciddi psikolojik problemler oluşmasına neden oluyor.

İki çocuğu halen tedavi gördüğü için soyadının bilinmesini istemeyen Mehmet Bey'in evinin kapısında köye doktor geldiğini duyan genç ve orta yaşlı kadınları birikmiş halde buluyoruz. Hepsi farklı bir hastalıktan mustarip. Çoğunluğu Türkçe bilmeyen kadınlardan kimi ilaç istiyor, kimi muayene olmak. Diğer köylerde de durum aşağı yukarı aynı. Derdine derman arayan, arayıp da bulamayan herkes bir umut bu uzmanlar ekibinden yardım bekliyor. Ziyaretimiz sırasında bir eve misafir oluyoruz. İki göz evde dört çocuklu bir aile yaşıyor. Mutfağın da bulunduğu büyük odada yaşayan çocukların tümünde şark çıbanı izleri görülüyor. Birinin tedavisi sürüyor. Doktorun yazdığı ilaçlar, sağlık memuruyla aileye ulaştırılmış. Endişe edilecek bir durum olmadığını söyleyen Prof.Dr. Harman, "1950'den sonra sıtmayla mücadele sayesinde bölgede her türden sinek azaldı. 10 yıldır bölgede tarama yapıyorum. 1000'in üzerinde hasta gördüm, 300 hasta tedavi ettim. Suriye'deki savaştan sonra hasta sayısında artış var. Ama en büyük sorun iklim ve çevresel koşullar. Bu köydeki açık kanalizasyonlar ve diğer çevresel faktörler yakarcaların üremesinde büyük bir etken," diyor.

Devamını National Geographic Türkiye'nin Ağustos 2014 sayısında veya iPad Ağustos 2014 edisyonunda okuyabilirsiniz.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 1

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.

servet

1188 GÜN ÖNCE

diyarbakır halen dahi kırsal kesimlerde uygalanıyor :))

Selmet Güler

Leishmania vücudun farklı yerlerinde yaralara neden oluyor. Enfekte olan kişinin yakarca tarafından ısırıldığı yerlerde çıkan bu yaralar hastalığın görünen yüzü. Leishmania paraziti deride hiç yara açmaksızın iç organlara da yerleşebiliyor.

Selmet Güler

İzmir, Karaburun’da bulunan ağıl, yakarcaların üremesi için elverişli koşullara sahip. Yakarca ile mücadele birimi saha çalışmasını burada yürütüyor; ekip yakarcaları araştırmak üzere kafeslerde topluyor.

Selmet Güler

Güneydoğu Anadolu’da köylerin içinde veya bitişiğinde bulunan, yağmur suyuyla beslenen ve köylerin ortak malı olan “berm”lerde hayvanlar su ihtiyacını karşılıyor. Yumurta ve larvaları nemli toprakta olan yakarcalar için bu tür alanlar ideal.

Selmet Güler

Durabeyli Köyü’nde de, her yerde olduğu gibi çocuklar günlerini oyun oynayarak geçiriyor. Yakarcaların üreme alanlarının yakınında oynayan çocukların hastalığa yakalanma riski artıyor.

Selmet Güler

Leishmania sadece insanlara değil, hayvanlara da bulaşıyor. Araştırmacılar hastalığın hayvanlarda nasıl seyrettiği üzerine çalışıyor. İzmir, Karaburun’daki bu köpekten alınan örnek teşhis koymak üzere test edilecek.

Selmet Güler

Manisa’da Celal Bayar Üniversitesi’nde bulunan Türkiye’nin tek parazit bankasında Prof.Dr. Ahmet Özbilgin Leishmania parazitinin DNA’sını analiz ediyor.